Yeni Sanayi Devrimi Endüstri 4.0 doğru anlaşılmalıdır…

 Yeni Sanayi Devrimi Endüstri 4.0 doğru anlaşılmalıdır…

_DSC1634Daha önceki bir köşe yazımızda dünyanın yeni bir sanayi ve üretim devrimi yaşadığını, yeni bir imalat devrimi dönüşümü yaşadığını yazmıştım. Temelinde ICT denilen bilgi ve iletişim teknolojilerinin olduğu, internetin olduğu, web denen mucizevi bir bilgi paylaşım alanının olduğu ve daha önemlisi temelinde büyük sermaye sahiplerinin, uzman mühendislerin, küresel büyük markaların veya büyük fabrika sahiplerinin değil; aksine gençlerin, sermayeden çok sadece iyi bir fikri olan, bilgisayarla içli dışlı, biraz code (bilgisayar dillerinden) yazmadan anlayan, tasarıma meraklı sıradan insanların içinde olduğu bir sanayi devriminden bahsediyoruz. Fabrikalardan önce “desktop” diyebileceğimiz, masaüstü bir üretimden bahsediyoruz. Evde oturan adamın, kadının, gencin sanayinin içine girmesinden bahsediyoruz.

Yeni Sanayi Devrimi hangi değerlere hizmet edecek?
Son zamanlarda bilişim denince akla sadece facebook, tweeter geliyor. Bu ve benzeri şeyler de çok önemli ve ekonomik anlamda değerli ama sanki bilgisayar dünyası sadece böylesi alanlara hitap ediyormuş, üretimle ilgisi yokmuş gibi algılanıyor. Bazı çevrelerce, bilişim dünyası sadece sanal şeyler üreten, somut bir şey üretmeyen ve değer yaratmayan bir “parazit” gibi görülüyor. Dahası sanki bilgisayarla ilgilenen gençlerin üretim dünyasıyla, sanayi ile bir ilişkisi olamazmış gibi bir algı var. İşte ENDÜSTRİ 4.0 bu algıyı yıkıyor. Yeni dünyanın sanayisinin merkezinde öğrenci yurtlarının odalarında şirket kuran gençler var. Yeni imalat devriminin merkezinde üretme isteği olan ve evinin bir odasında tasarım yapan, 3-D yazıcılarla prototip çıkartan ve bunlara programlar yazan yeni bir imalatçı nesli var. Türkiye’de bu profil Amerika’daki kadar çok değil ama amacımız bu konuyu canlandırarak bunun ekosistemini yaratmak zaten. Yazdığımız yazıların etkisi olacak ki, bilgisayar program yazma dersleri ilköğretim eğitim müfredatımıza girmek üzere. Bu sevindirici bir haber.

Üretimin şekli değil, üretenler değişiyor…
Yani, yeni sanayi devriminde işin yapılış şekli değil, bunu yapan kişiler değişiyor. Ve internet denen şey yarattığı adil alanla, demokrasi ile sıradan insanlara, sermayesi olmayan ama fikri olan parlak gençlere küresel oyuncu olma şansı veriyor. Bir yazarımız geçenlerde köşe yazısında “ENDÜSTRİ 4.0 acaba hangi değerlerimize hizmet edecek?” diye soruyordu. Bence en güzel cevap sanırım bu; demokrasiye, eşitliğe, adalete hizmet edecek. Artık ekonomide sadece büyük kapital sahipleri söz sahibi olmayacak. Bir şey üretmek için büyük fabrikalara mahkum değilsiniz. Bir masaüstü bilgisayar, amatörlerin kullanacağı boyutta ve fiyatta bir 3-D tarayıcı ve yazıcı, kişisel kullanımlar için tasarlanmış lazer kesiciler ve CNC aletleri ile artık herkes bir imalatçı olabilir. İşte bizim veya yerel yönetimlerin, ilgili Bakanlıkların görevi bunları amatörlerlerin ve gençlerin bir araya gelebileceği ve bu ekipmanları bulabilecekleri yerler oluşturmak. Dünyada bu yerlere MAKER SPACES deniyor. MAKER SPACES tasarıma, üretime, code yazmaya meraklı gençlerin, amatörlerin buluştuğu, ortak akıl oluşturduğu, birbirlerine danıştığı ve burada bulunan hardware’i; donanımları; yani, üç boyutlu yazıcıyı, lazer kesiciyi veya CNC tezgahını kullanarak prototip üretim yaptığı yerlerdir. Daha sonra bir web sayfası ile bunu dünyaya duyurma ve satmak geliyor. Eğer ilgi görürse sırada bunu seri üretmek var ki o zaman büyük fabrikalar, yatırımcılar zaten bu gençlerin ayağına geliyor. İşte ekosistem dediğimiz şey budur. Yoksa emirle, yasayla veya talimatla ne girişimci yetişir, ne mucitler girişimci olur. Güzel fikirler raflarda ve hayallerde kalır. İşte yeni sanayi devrimi bu demektir.
Öte yandan bu hareketi her zamanki komplo teorileri ile algılayan yazarların olduğunu görmek ayrıca üzücü. Bir yazarımız Davos toplantılarında ENDÜSTRİ 4.0’ın konuşulmasına “ dünya yine bizim başımız bir çorap örüyor” mantığı ile yaklaşması, bunu artık demode olmuş “kapitalizmin yeni bir oyunu” olarak sunması entellektüel olarak gördüğümüz kişilerin bile bu olaya ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Biz hep devlete korumacı ve statükocu derdik. Devletimizin bu konuda çok daha vizyonel olduğunu ve bilgiye kulak verdiğini, çağı yakalama çabası içinde olduğunu görüyoruz. Ar-ge destekleri bunu gösteriyor, müfredata alınan bilgisayar program dili yazma dersleri bu çabayı gösteriyor. Bu anlamda ilgili Bakanlıkları kutluyoruz. Ancak bu ekosistem yaratılmadan bu destekler havada kalır. MAKER SPACES denilen bu alanlar, bu “mahalle atölyeleri” mutlaka her ilde açılmalıdır. Yerel yönetimler destek olmalıdır. Şimdi sözümüz gençlere:

Üretmek isteyen gençler, buna kulak verin!
Sadece mucit değil girişimci olmalısınız. Eğer girişimci ruhunuz yoksa güzel fikirlerle ölürsünüz. Aklına geleni tasarla, üret, sat… Yoksa; “ben bunu düşünmüştüm” diyen milyonlardan olursun. Nasıl mı? Endüstri4.0 sana bu imkanı veriyor. Yeni sanayi devrimi…
Tarih boyu girişimcilik; ya yolun köşesine bir bakkal açmak ya da daha orta büyüklükte yerel bir iş kurmak veya daha büyümek isterken zenginlik yerine batmaya neden olan bir şeydi… Peki ya bugün? Bu gün girişimcilikte WEB denen şeyin “şımartıcı” kolaylığını yaşıyoruz. İyi bir fikri ve bir dizüstü bilgisayarı olan herkes dünyayı değiştiren bir şirketin tohumlarını atabilir. Elbette başarısız olabilirsiniz. Ama bu başarısızlık geleneksel girişimcilerin başına gelen zararlar, iflaslar gibi olmaz. Start-up battığında kimse hapse girmez, iflas etmez. Zaten WEB dünyasının güzelliği de burada. İcadın ve üretimin “demokratik” dünyasına hoş geldiniz… Seçkin elitlerden olmak zorunda değilsiniz. Büyük sermaye sahiplerinden olmak zorunda değilsiniz. Bazı alanları tekeline alan küresel bir firma olmak zorunda değilsiniz,

Bu işin merkezinde şirketler yok, insan var…
Biz hizmet anlamında fikri olan herhangi biri, bunu bir ürüne ve CODE yazarak bilgisayar programına dönüştürebilir, ki bu günlerde CODE yazma ayrıcalıklı bir bilgisayar eğitimi gerektirmiyor; online bu işi herkes halledebilir. OPEN SOURCE olduğundan patent yok, ortak fikirler var. Yeni bir üretim mantığı; bildiğini kıskanmadan paylaşan bir nesil geliyor. “Co- creation” ; ortak yaratmak, birlikte yaratmak ve açık kaynaklar.
D.I.Y. bu çağın yeni bir kavramı değil ama yeni bir dönüşüm yaşıyor. Do It Yourself; yani, “kendin yap”. Önce zihninde, sonra ekranda tasarla, sonra 3-D ile prototip üret, sonra CODE yaz ve programını yaz ve üret… WEB ile tanıt, pazarlar ve gönder. Satıp satmadığın bak. Satıyorsa seri üretmek için fabrikalar, yatırımcılar senin ayağına gelir. Anlamak istemeyenler için yeni sanayi devrimi budur. Ve bizim görevimiz bu yeni üretici profilini ortaya çıkartacak eğitim ve alt yapıyı; yani doğru eko- sistemi oluşturmaktır. 21. Yüzyılda ayakta kalmak istiyorsak başka çaremiz yoktur…

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.